Açık Kaynak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açık Kaynak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2026 Pazartesi

Rust ve Node Grafiği: Graphite Neden Adobe Ekokurumundan Kaçanların Yeni Tek Çözümü Oluyor?

Grafik tasarım iş akışlarında uzun süredir iki uygulama arasında sürekli bir geçiş yaşanır. Piksel odaklı işler için Photoshop, vektör tabanlı işler için ise Illustrator kullanılır. Bu ayrım, dosyalar arasında sürekli ithalat ve dışa aktarım gerektirir. Piyasadaki alternatiflerde durum benzerlik gösterir; GIMP veya Photopea sadece raster odaklıyken, Inkscape yalnızca vektörle sınırlı kalır. 20 Eylül 2026 tarihli bir rapor, bu ikilemi kıran tek açık kaynaklı çözümü masaya yatırıyor: Graphite.

Rust Tabanlı Altyapı ve Graphene Motoru

Graphite, tarayıcı tabanlı çalışan ve ücretsiz bir grafik editörüdür. Hâlâ resmi olarak "alpha" aşamasında olsa da, mimarisindeki en dikkat çekici nokta Rust programlama diliyle yazılmış olmasıdır. Uygulamanın kalbini, tüm süreçleri yöneten Graphene adlı bir düğüm grafiği (node graph) motoru oluşturur. Bu mimari, uygulamanın tarayıcıda çalışmasına rağmen yerel uygulamalardaki işlevselliğe yaklaşmasını sağlar. Yazar Nolen Jonker’in 2019’dan bu yana süren kariyeri ve MakeUseOf’de Creative bölümü editörlüğü deneyimi, bu teknik derinliğin kullanıcı deneyimine nasıl yansıdığını anlamak için önemli bir bağlam sunar. Jonker’ın gözlemine göre, vektör odaklı çekirdek, diğer tüm bileşenlere kıyasla çok daha rafine bir his veriyor.

Katman-Düğüm Hibrit Modeli

Genellikle düğüm tabanlı araçlar, kullanıcıları karmaşık bir grafik yapısına zorlar ve bu da öğrenme eğrisini keskinleştirir. Graphite ise tam bir düğüm tabanlı iş akışını dayatmak yerine, bir "katman-düğüm" hibrit modeli sunarak bu bariyeri kırar. Kullanıcı, standart bir katman paneli içinde çalışma alışkanlığını koruyabilir. İhtiyaç duyulduğunda, geri plan düğüm grafiğini açarak prosedürel düzenlemeler yapabilir. Bu esneklik, geleneksel katman mantığına alışmış tasarımcıların, Illustrator’daki manuel yerleşimlerin getirdiği yorucu tekrarları ortadan kaldıracak bir alternatif sunması açısından kritik bir teknik avantajdır.

Prosedürel Vektör İşlemleri ve Gerçek Zamanlı Parametrik Kontrol

Graphite’in Illustrator karşısındaki en belirgin teknik üstünlüğü, her çizilen şeklin aynı zamanda bir düğüm (node) olarak sisteme entegre edilmesidir. Örneğin, bir şekli dairesel bir düzen içinde 25 kez tekrarlamak için Circular Repeat düğümü kullanılır. Daha sonra bu sayı 10’a düşürülmek istendiğinde, tüm şekilleri tek tek seçip silmek yerine sadece parametreyi değiştirmek yeterlidir. Bu parametrik kontrol, Scatter Points (Nokta Dağıtma), Copy to Points (Noktalara Kopyalama) ve Voronoi Cells (Voronoi Hücreleri) gibi ileri düzey prosedürel işlemlerde de geçerlidir. Illustrator gibi geleneksel editörlerde bu tür dolaylı şekil oluşturma süreçleri gerçek zamanlı olarak düzenlenemez ve manuel olarak yeniden çizilmeyi gerektirir.

Araç Seti, SVG Entegrasyonu ve Mevcut Sınırlılıklar

Araç seti, ilustrasyon işleri için gereken temel bileşenleri eksiksiz sunar. Pen (Kalem) ve Path (Yol) araçları keskin vektör çizgileri için, Freehand (Serbest el) ve Spline (Spline eğrisi) araçları ise daha organik formlar için tasarlanmıştır. Dikdörtgen, elips, çokgen, yıldız ve spiral gibi şekil primitiflerinin yanı sıra Boolean işlemleri, gradyanlar, tire desenleri, çizgiler ve dolgular da mevcuttur. Ekosistem uyumluluğu açısından SVG dosyalarının hem içe hem de dışa aktarımı sorunsuz çalışır; bu, ciddi iş akışları için en kritik entegrasyon noktasıdır.

Bununla birlikte teknik sınırlılıklar da açıkça var. Graphite, piksel manipülasyonu tarafında henüz Photoshop’un yerini alabilecek düzeyde değil. Curves (Eğriler), Levels (Seviyeler), Hue/Saturation (Ton/Doygunluk), Brightness/Contrast (Parlaklık/Kontrast) ve Vibrance gibi raster filtreleri çalışır ancak derinlikleri sınırlıdır. Ayrıca Illustrator’un Mesh Gradyan desteği, CMYK renk profili yönetimi, kanma (bleed) ayarları ve doğrudan .ai dosya formatını açma yeteneği, Graphite’te henüz bulunmamaktadır. Baskı üretimi için tam donanımlı bir çözüm arayanlar için bu eksikler belirleyici olabilir.

Graphite, Graphene motorunun sunduğu parametrik vektör yetenekleri ile, Adobe ekosisteminin ruhundan uzaklaşan ve açık kaynaklı bir çözüme yönelen tasarımcılar için teknik olarak en güçlü aday konumundadır.

Kaynak: xda-developers.com

29 Ağustos 2026 Cumartesi

3,5 Saat ve Bir iPhone 6S: postmarketOS ile Eski Dönüşüm Maliyet Analizi

Eski Donanımın Yeni Bir Amacı: Maliyet Versus Emek

2026 yılında akıllı telefon sektöründe donanım yenileme döngüsü sürerken, köşede paslanmaya bırakılmış cihazların potansiyeli gözden kaçırılmamalı. XDA ve MakeUseOf yazarı Simon Batt, 28 Ağustos 2026 tarihli bir analizde, eski bir iPhone 6S üzerine postmarketOS adlı Linux dağıtımını kurma sürecini masaya yatırıyor. Bu işlem, teknolojiyi yalnızca hobi olarak ele alanlar için değil, maliyet odaklı bir perspektiften bakıldığında da eski donanımı yenilemenin ne kadar emek gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Güncel bir telefon satın almak yerine yıllar önce piyasaya sürülmüş bir modeli kurtarmak, sıfır maliyeti olmasa da yüksek bir zaman yatırımı gerektiriyor.

Kurulum Süreci ve Zaman Maliyeti

Linux camiasında internette dolaşan bu projenin arkasında, Available_System_401 adlı bir Reddit kullanıcısı bulunuyor. Kullanıcı, sıkıcı bir anında aklına takılan fikirle ailesinin veya kendi depolarında yatan iPhone 6S cihazını yeniden canlandırmaya çalıştı. Bu işlemin başarıya ulaşması yaklaşık 3,5 saat sürdü. Fiyat/performans dengesindeki bu 3,5 saatlik süreç, daha önce hiç benzer bir işlem yapmadıysanız öğrenme eğrisi olarak da değerlendirilmeli. Zaten elinizde olan ve kullanmadığınız bir cihaz için bu zaman harcamak, sıfır bir cihaz almana göre çok daha ekonomik bir durum; ancak aynı cihazı satıp başka bir şey almak pazardaki değişim oranına göre hesaplanmalı.

Android’den Farklı: Saf Bir Linux Deneyimi

Bu deneyim sıradan bir Android telefonu kurmakla karşılaştırılamaz. Android tabanlı olmayan ve tamamen bağımsız bir Linux çekirdeği üzerine kurulu olan postmarketOS, telefonunuza PC’ye kurduğunuz herhangi bir Linux sürümü gibi bir sistem yükler. Bu, iPhone 6S’in Apple’ın kapalı ekosisteminden koparak kendi kontrolünüzde olan, açık kaynaklı bir cihaz haline geldiği anlamına gelir. Teknik olarak bu, işletim sistemi seviyesinde tamamen farklı bir yapıyı ifade eder ve cihazın yapabileceği ile yapamayacağı şeyler açısından net bir ayrım yaratır.

Uygulama Eksikliği ve GUI Gerçeküstü Görünümü

Linux kurulumunun ardından gelen en büyük dezavantaj, uygulama desteğinin son derece sınırlı olmasındadır. Simon Batt’in de belirttiği gibi, bazı servisler ve uygulamalar çalışmayacaktır. Bu durum, cihazı bir günlük sürücü olarak kullanmayı planlayanlar için ciddi bir maliyet oluşturur. Ekran karşısında görünen Linux GUI arayüzü, iPhone’e alışkın gözler için “gerçeküstü” bir etki yaratıyor. Ancak bu arayüz, herhangi bir sürükle-bırak yerleşimi yerine tamamen Linux üzerine inşa edildikinden geleneksel yüzeylerle tam anlamıyla uyumlu değildir.

Doğru Kaynakları Kullanmak ve Diğer Seçenekler

Bu tür kurulumları denerken en önemli adım, doğru bilgiye dayanmaktır. Kullanıcı, postmarketOS Wiki sayfasını ve desteklenen cihazların listesi olan devices sayfasını detaylıca kontrol etmelidir. Bu adımları atlayarak kurulum denemek, hem cihazın hem de zamanının boşa gitmesine neden olabilir. Aynı zamanda Simon Batt, OnePlus 6 üzerinde daha iyi bir deneyim için Fedora Atomic tabanlı Pocketblue dağıtımını da alternatif olarak listeye ekliyor. Bu alternatif, daha modern bir yapı sunarak farklı cihazlarda farklı maliyet-performans dengeleri yaratabilir.

Eski bir platformu kurtarmak, teknik merakın ötesinde bir yatırım stratejisi de olabilir. iPhone 6S üzerinde yapılan bu canlandırma işleminin teknik detayları ve zaman alışı göz önüne alındığında, bu işlem yalnızca küçük bir deneyim olarak kalmıyor; açık kaynak dünyasının, cihazın sıyırdığımız zaman ve emeğe ne kadar değer verdiğini de ortaya koyuyor.

Kaynak: xda-developers.com

17 Ağustos 2026 Pazartesi

Altı Adet ESP32 ile Yüksek Kullanılabilirlikli Web Sunucusu: 3 Saniyede Kendini Onaran Donanım Altyapısı

Yüksek Kullanılabilirlik İçin Mikrodenetleyici Swarm Mimarisi

Tek bir ESP32 ile elindekilerle bir şeyler yapabilmek mümkündür, ancak bu yeteneklerin sınırlarını zorlayıp altı adet ESP32-S3 mikrodenetleyicisini senkronize etmek ne gibi bir güce yol açar? Londra merkezli bir geliştirici olan disco-jack, bu soruya ESP32 subreddit üzerinden detaylı bir çözüm sunarak, bu mikrodenetleyicilerin birlikte çalışarak bir web sunucusu oluşturduğunu kanıtladı. Proje, arkasında geleneksel kurumsal sunuculara benzeyen bir arıza toleransına ve otomatik yük dengeleme mekanizmasına sahip.

Şu an aktif olarak hizmet veren bu sistem, Londra’daki bir dairedeki raf üzerinde duran dört adet ESP32-S3 blade üzerine inşa edilmiş durumda. Bu dört birim, yükü üstlenerek servis sağlarken, sistemin geri kalanını oluşturan iki adet observer unit (gözlemci birim) de bu işlemi izleyip görselleştirme görevini üstleniyor. Bu mimari, kullanıcıların sunucunun durumunu canlı olarak takip edebileceği bir yapı sunuyor.

Sanal MAC Adresi ve Seçim Algoritması

Sistemin teknik omurgası, gelen ağ trafiğinin nasıl işlendiği üzerine kurulu. Bir router üzerinden gelen her web isteği, fiziki bir porta değil, tek bir virtual MAC address (sanal MAC adresi) üzerinden yönlendiriliyor. Bu sanal adres, sistem içinde gerçekleştirilen bir election (seçim) sürecinin sonucunda kazanan blade tarafından taşınıyor.

Kazanan birim, gelen bağlantıyı doğrudan kendi üzerine almıyor. Bunun yerine, least busy (en az yüklü) olan bladee aktarıyor. Bu durum, kullanıcının bağlandığı mikrodenetleyici ile aslında yanıtı aldığı mikrodenetleyiciyi birbirinden ayırıyor ve yükün dengeli dağıtılmasını sağlıyor. Bu sayede sistem, gelen istekleri en verimli çalışan birime yönlendirerek yanıt sürelerini optimize ediyor.

Arıza Tespiti ve 3 Saniyelik Onlama Süresi

Projenin en dikkat çekici yönü, potansiyel kesintilere karşı gösterdiği dirençtir. ESP32 tabanlı bir yapıda bile yüksek kullanılabilirlik (high availability) sağlamak mümkündür. Her bir ESP32, yalnızca kendi durumunu değil, diğer boardların da durumunu izliyor. Eğer bir blade arızalanır ya da sistemden fiziksel olarak çıkarılırsa, sistem bunu fark ediyor.

Trafik otomatik olarak başka bir bladee yönlendiriliyor ve sistem yaklaşık 3 saniye içinde kendini toparlıyor. Bu otomatik geçiş, kullanıcının herhangi bir kesinti yaşamadan hizmete devam etmesini sağlıyor. Bu tür bir resilience (esneklik), genellikle daha pahalı ve karmaşık server donanımlarında beklenen bir özelliktir.

Açık Kaynaklı Yapı ve OTA Güncellemeleri

Proje tamamen açık kaynaklı olarak geliştirilmiş olup, GitHub sayfasında tüm kaynak kodu ve dökümantasyon bulunuyor. Geliştiriciler veya meraklılar, bu sistemi kendi donanımları üzerinde kolayca kopyalayabilir ya da geliştirebilir. Yazılım tarafında ise OTA (over-the-air) güncellemeler destekleniyor. Bu sayede firmware güncellemeleri, fiziksel bir bağlantı ağızına gerek kalmadan uygulanabiliyor.

Eğer bir güncelleme soruna yol açarsa, geliştiriciler rollback özelliği sayesinde sistemi sorunsuz bir önceki hale geri döndürebiliyor. Ayrıca, sunucunun durumunu detaylı bir şekilde görebileceğiniz bir live status webpage bulunuyor. Bu sayede hangi bladelerin aktif olduğu, sistemdeki yük dağılımı ve gözlemci birimlerin verileri gerçek zamanlı olarak takip edilebiliyor.

Yazılımcı Profili ve Projenin Kaynağı

Bu proje, 17 Ağustos 2026 tarihinde Simon Batt tarafından XDA platformunda detaylandırılarak anlatıldı. Simon Batt, 2014 yılından bu yana teknoloji üzerine yazılar yazıyor ve Windows 3.1 sürümünden beri bilgisayarı kullanıyor. MakeUseOf ve WorldStart gibi platformlarda yer aldıktan sonra 2019 Şubat ayında XDA’ya geçiş yapmış durumda. Bu teknik derinliğiyle ESP32 ekosisteminin sadece IoT sensörleriyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda güvenilir web server çözümleri sağlanabileceğini kanıtlıyor.

Kaynak: xda-developers.com

5 Eylül 2025 Cuma

Ollama ile Yerelde LLM Çalıştırma Rehberi: Kurulum, GPU Hızlandırma ve İpuçları

Giriş: Neden Yerelde LLM Çalıştırmalı?

Bulut maliyetlerinin arttığı, veri gizliliğinin ise daha kritik hale geldiği bir dönemde, büyük dil modellerini (LLM) yerel makinenizde çalıştırmak hem hızlı deney imkânı hem de verilerinizi cihazınızdan dışarı çıkarmadan çalışma rahatlığı sağlar. Ollama, GGUF formatındaki modern modelleri tek komutla indirip kullanmanıza olanak veren hafif ve kullanımı kolay bir araçtır. Bu rehberde Windows, macOS ve Linux üzerinde Ollama kurulumunu, GPU hızlandırmasını, performans ayarlarını ve uygulamanıza entegre etmenin pratik yollarını anlatıyorum.

Ön Koşullar ve Donanım Gereksinimleri

LLM’leri yerelde çalıştırırken CPU, RAM ve özellikle GPU VRAM kapasitesi önemlidir. 7B parametreli, 4-bit sıkıştırılmış (quantized) bir model için genellikle 6–8 GB VRAM ve en az 8–16 GB sistem RAM tavsiye edilir. 13B için 12 GB ve üzeri VRAM ideal; 70B gibi devasa modeller ise çoğunlukla masaüstü sınıfını aşar. Yine de Ollama, VRAM yetersizse katmanların bir kısmını CPU’ya taşıyabilir; bu durumda yanıt süresi uzar.

Kurulum: Windows, macOS ve Linux

- Windows: En kolay yol resmi yükleyici veya winget ile kurulumdur. Komut satırına winget install Ollama.Ollama yazın. Kurulum bittiğinde ollama komutuna erişebiliyor olmalısınız.

- macOS: Homebrew kullanıyorsanız brew install ollama yeterlidir. Apple Silicon (M1/M2/M3) üzerinde Metal hızlandırma ile iyi performans alırsınız.

- Linux: Resmi sitedeki script ile kurabilirsiniz: curl -fsSL https://ollama.com/install.sh | sh. Ardından servis otomatik başlatılır ve http://localhost:11434’te API hazır olur.

Model İndirme ve İlk Çalıştırma

Ollama, modelleri depodan çekmek için pull, etkileşimli çalıştırmak için run komutlarını kullanır. Örneğin 8B boyutlu bir Llama 3 varyantını denemek için: ollama pull llama3:8b ve ardından ollama run llama3:8b. İlk indirme birkaç dakika sürebilir. Türkçe için Llama 3 ailesi, Mistral veya Gemma tabanlı GGUF modelleri de tercih edilebilir. Komut satırında sistem yönergeleri (system prompt) verebilir, çıktıyı kısaltmak için Ctrl+C ile durdurabilirsiniz.

GPU Hızlandırma ve İnce Ayar

Uygun sürücüler yüklüyse Ollama GPU’yu otomatik kullanır: Windows/NVIDIA için CUDA, macOS için Metal, Linux/AMD için ROCm desteğiyle çalışır. Performans düşükse modelin kuantizasyon varyantını değiştirin. Örneğin Q4_K_M daha az VRAM kullanır, Q6_K veya Q8_0 kaliteyi artırır ama daha fazla bellek ister. Bazı durumlarda GPU kullanımını sınırlamak için model seçeneklerinde gpu_layers değerini düşürmek yararlı olabilir.

Akıcı diyaloglar için bağlam penceresini artırabilirsiniz. Örnek seçenekler: num_ctx (bağlam uzunluğu), temperature, top_p ve repeat_penalty. Uzun dökümanlarla çalışırken num_ctx’i yükseltmek gerekir; ancak bu bellek kullanımını artırır. Sık tekrarlanan ifadeleri azaltmak için repeat_penalty değerini 1.1–1.2 aralığında deneyebilirsiniz.

API ile Entegrasyon: cURL ve Python

Ollama, varsayılan olarak http://localhost:11434 adresinde REST API sunar. Basit bir metin üretimi için cURL ile örnek istek:

curl -X POST http://localhost:11434/api/generate -d '{ "model": "llama3:8b", "prompt": "Türkçe olarak üç maddede kuantizasyonu açıkla.", "options": { "num_ctx": 4096, "temperature": 0.7 } }'

Python tarafında requests ile akışlı (stream) yanıtlar alabilirsiniz. İstek gövdesine stream: true eklerseniz kelime kelime akan sonuçları terminale yazdırabilirsiniz. Bu sayede sohbet uygulaması kurmak veya web arayüzünde canlı çıktı göstermek kolaylaşır.

Performans İpuçları ve Model Seçimi

- Doğru boyut: 7B–8B modeller, dizüstüler için tatlı noktadır. 13B daha kaliteli yanıtlar verse de masaüstü GPU’ları gerektirebilir.

- Kuantizasyon: Q4 aileleri hızlı ve hafif; Q5–Q8 kaliteyi artırır. Uygulama senaryonuza göre dengeyi bulun.

- Önbellek: Model, bağlam önbelleğini (KV cache) kullanır. Aynı yönergelerle tekrar çalışırken hızlanma görürsünüz. Uzun oturumlarda bağlam yönetimi (önemli kısımları sabitleme) fayda sağlar.

- Türkçe doğruluğu: Modelden Türkçe üretim istemek için yönergenizi açık yazın (örn. “Lütfen Türkçe yanıtla”). Gerekirse sistem mesajına yazım kurallarına uyma ve kısa/uzun yanıt tercihlerinizi ekleyin.

Gizlilik, Ağ Erişimi ve Güvenlik

Varsayılan yapılandırmada API sadece yerel cihaza (localhost) açıktır. Uzaktan erişime açmak istiyorsanız güçlü bir parola/kapsayıcı ağ politikası, ters proxy ve gerekiyorsa VPN kullanın. Yerelde çalıştığınız için metinleriniz buluta gitmez; yine de günlükleri ve uygulama kayıtlarını şirket politikalarına uygun konumlarda saklayın.

Sorun Giderme

- Model yüklenmiyor: Disk alanını ve indirme bütünlüğünü kontrol edin. Gerekirse ollama rm ile modeli silip tekrar indirin.

- VRAM hataları: Daha düşük bir kuantizasyon seçin (Q4), gpu_layers’ı azaltın veya bağlam penceresini küçültün. Ollama çoğu durumda otomatik olarak CPU’ya düşer, ancak bu performansı etkiler.

- Windows’ta sürücü: NVIDIA sürücülerinin güncel olduğundan emin olun. Performans sorunları genellikle eksik ya da eski sürücülerden kaynaklanır.

- Çakışan port: 11434 portunu kullanan başka bir servis varsa kapatın veya Ollama’yı farklı bir portta başlatın.

Sonuç

Ollama, yerelde LLM çalıştırmayı birkaç komuta indirgeyerek hızlı prototipleme ve gizlilik odaklı üretim senaryolarını mümkün kılıyor. Doğru model boyutu ve kuantizasyon seçimiyle dizüstü bilgisayarda dahi tatmin edici Türkçe sonuçlar alabilirsiniz. GPU hızlandırması, bağlam ayarları ve API entegrasyonu ile dakikalar içinde chatbot, özetleyici veya kod asistanı geliştirmek elinizde. Küçük adımlarla başlayın, ölçümleyin ve kullanım amacınıza en uygun yapılandırmayı kademeli olarak bulun.

20 Eylül 2014 Cumartesi

Pardus Yeniden Mi Canlanıyor?

Pardus ulusal işletim sistemi çatısı altında bize ne kadar fayda sağlayabilir? İşte bu sorunun yanıtını siz değerli okuyucularımı çok fazla yormadan, kısa bir yazı ile anlatmak ve bilgi paylaşımında bulunmak istiyorum. Daha önce bende Pardus projesinin sonlandırıldığını ve hatta tamamen kapatıldığını duymuştum. Zaten bir ara Pardus ekiplerin çalışanların değiştiği, ayrıldığı, projenin lav edildiğine dair birçok haber okumuşuzdur. Bunları göz önüne alarak yeniden canlanan bir projenin aslında beni de şahsen ne kadar heyecanlandırdığını sizlere anlatmak isterim.

2 Mayıs 2014 Cuma

Ubuntu for Android Projesi Neden Durdu?


Aldığım en üzücü haberlerden biride sanırım bu oldu. Kaç yıllık bilgisayar hayatımda aldığım en üzücü haberlerin arasına bunu ekliyorum. Daha öncede "her ne olursa olsun" Pardus projesinin sonlandırılmasına üzülmüştüm. "Her ne olursa olsun" diyorum çünkü, "Ne olursa olsun" bir yerlerinden bir köşelerinden milli bir çalışma yer alan projenin iptal olması yada durdurulması insanı üzebiliyor.

1 Mayıs 2014 Perşembe

TestLink Nasıl Kurulur? Resimli Anlatım


Bu makalede TestLink'i wampserver üzerinde localhost'umuza kuracağız. Kuruluma başlamadan önce bilgisayarımızda wampserver'ın yüklü olması gerekmektedir. Birde TestLink dosyalarını bilgisayarınıza indirip ilgili sıkıştırılmış dosyaları www içerisinde çıkartalım. Örneğin benim bilgisayarımda TestLink dosyaları bu dizin içerisinde -C:\wamp\www\testlink-1.9.10.tar- yer alıyor.

18 Ekim 2012 Perşembe

Enabling short_open_tag - OsTicket Kurulum Hatası

Bu bir hata değil, daha rahat anlaşılması için bu şekilde ifade ediyorum. wampserver'ı kurduktan sonra OsTicket dosyalarını kök dizine atıyoruz ve localhost ile OsTicket kurulumunu başlatıyoruz. İlk sayfada short_open_tag satırını aktif etmemizi istiyor. Bunu yapabilmek için php.ini dosyasını açıp short_open_tag'ını arıyoruz, çıkan sonuçlardan ikincisinin karşısında off yazdığını göreceksiniz, bunu on ile değiştirerek dosyayı kaydedebilirsiniz. Böylece kurulum aşamasında yer alan diğer sayfaya geçebilirsiniz.

OsTicket - ost-config.php Hatası

OsTicket’ı wampserver ile localde kurmayı denerken Configuration file (ost-config.php) missing! ile karşılaştım. Kök dizinde bulunan (www)  upload\include içerisinde ki ost-config.sample.php dosyasının ismini ost-config.php yapmak yeterli oluyor. Daha sonra server’ı yeniden başlatıp osticket’a girmeyi denediğimde kurulum ekranına ulaşabildim. 

16 Ocak 2012 Pazartesi

Wampserver ile Joomla Kurulumu Nasıl Yapılır?

Logo

Local bir makinada joomla kurulumu yapabilmek için öncelikle wampserver yazılımını indirip bilgisayarımıza kuruyoruz. (Yükleme işlemleri oldukça basittir. Wampserver ile sisteminizde MySQL, PHP çalıştırabilir ve veritabanı işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.) Daha sonra joomla sistemini http://www.joomla.org/ adresinden bilgisayarımıza indirmemiz ve wampserver ile çalışacağımız C:\wamp\www altına joomla klasörünü kopyalamamız gerekmektedir. Buraya kadar geldikten sonra temel veritabanı işlemlerini ve birkaç ayar değişikliğini yapacağız. Wampserver kısayolunu çalıştırıp phpMyAdmin sayfasına gidiyoruz, burası herhangi bir kullanıcı işlemleri yapmadığımız için default root olarak açılacaktır. Bu sayfada veritabanları kısmından yeni bir veritabanı oluşturabiliriz. Bizim yapmamız gereken genel ayarlar sekmesinden MySQL bağantı karşılaştırmasını utf8_turkish_ci olarak seçmemizdir. Daha sonra bu sayfayı kapatıp yine wampserver üzerinden localhost’u çalıştırmamız gerekmektedir.

Localhost çalıştırılınca karşımıza your project altında bizim kopyalamış olduğumuz joomla klasörünü göreceğiz ve bu klasöre tıklayınca joomla kurulumunu başlatmış olacağızdır. İlk sayfada dil seçeneği geliyor ve burayı Türkçe seçerek ilerliyorum. Daha sonra ki adımda uyumluluk denetimleri yapılıyor ve tekrar ilerliyorum. Sonra ki adımda GNU genel kamu lisansı karşıma çıkıyor ve ilerliyorum. Şimdi ise veritabanı bağlantısını yapacağım ekran geliyor, bu sayfada veritabanı türü mysql seçili olarak geliyor, sunucu kısmına localhost, kullanıcıya root, şifre kısmını boş bırakıp, daha önce oluşturmuş olduğum database ismini yazdıktan sonra veritabanı adımınıda geçiyorum. Sırada ftp bağlantı ayarları var, şimdilik localde çalışmak istediğim için bu sayfayı da geçiyorum. Ana yapılandırma kısmında sitemizin ismini, yönetici e-mail, yönetici şifre belirleme işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Dilersek örnek veriyi kur seçeneğiyle örnek bir çalışma ile joomla’ya başlayabiliyoruz. İşlemlerimiz bittikten sonra www/joomla altında ki install klasörünü silmemiz gerekecektir. Ve joomla kurulumumuz bitti, hadi hayırlısı..