Pages

9 Haziran 2020 Salı

OHA MANZARAYA BAK #VLOG MEMLEKET

Uçaktan Atlamaya Nasıl Karar Verdim?

Skydiving Efes

Nasıl oldu da uçaktan atlamaya karar verdim ve bu işin üstüne gidip ısrarla yapmak istedim. Aslında ben buna adrenalin tutkusu diyorum, merak etme, o deneyimi bizzat yaşayabilmek, her anını, her saniyesini hissetmek ve o inanılmaz tecrübeyi elde etmek. İşte tam olarak bu, adrenalin tutkusu yada yaşama arzusu. Hayatta deneyimlerin, yeni şeyleri keşfetmenin, bizzat hareket içerisinde olmanın ve merak edip, araştırıp, ilgi duyup o yemeği yemenin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bende de tam olarak öyle oldu ve youtube’da bir uçaktan atlama videosunu izledikten sonra bu işi merak etmeye başladım, heyecanlandım, tekrar tekrar farklı farklı atlama videoları izledim. Her videoyu izleyişim de oturduğum yerden heyecanlanıyordum ve aslında çoktan ben de bu deneyimi yaşamak için karar vermiştim fakat bunun farkında olamıyordum. Sonra bu duyguyu yaşamanın nasıl bir his olduğunu, bir insanın canlı canlı uçağın kapısından boşluğa korkusuzca nasıl atladığını merak etmeye başladım. Bu öyle bir şey olmalı ki insanın hayatında gerçekten büyük bir iz bırakmalı, insan büyük bir cesaret göstermeli, korkularını yenmeli ve o deneyimi yaşayabilmeli. Bu merakım youtube’da izlediğim videolar ve okuduğum makaleler eşliğinde bir süre devam etti. Ardından bu sporu yapmak istediğime karar verdim ancak hala heyecanlıyım, daha önce atlamış insanlara sorular sorup cevaplar almaya çalışıyorum, makale okuyorum, aileme ve arkadaşlarıma bu konudan bahsedip yorumlarını alıyorum gayet olay seyrinde ilerliyor. Sonra ben kendimi atlarken, o tecrübeyi yaşarken hayal etmeye başlıyorum, atladıktan sonra özgüvenimin ne kadar güçleneceğini, karar verdiğim bir şeyi yapmanın sonucunda o başarma hazzı, çok az bir insanın yapabildiği bir sporun nasıl bir his olduğunu biliyor olmak, cesaret gösterebilmek ve korkuyu yenebilmek gibi konular beni iyiden iyiye bu işi yapmam gerektiğini söylüyordu ve böylece kesin olarak kararımı vermiştim. Uçaktan atlamalı ve bu işi halletmeliydim. Bu kendimle yüzleşme hatta kendimle adeta bir yarıştı ve o yarışı kazanmalıydım.


Uçaktan Atlama Korkumu Nasıl Yendim?

Bu ve buna benzer tüm soruları aşağıdaki linkte yer alan eğitim setinde sizlerle paylaşmaya çalıştım. Faydalı olması dileğiyle.



18 Nisan 2020 Cumartesi

Python time.clock() Hatası Hakkında

Python'da time kütüphanesinin clock() fonksiyonunu kullanırken aşağıdaki gibi bir hata aldım:


C:/Users/paneL/Desktop/Dersler/Ders 06 - Fonksiyonlar/zaman_modulu_ornek.py:13: DeprecationWarning: time.clock has been deprecated in Python 3.3 and will be removed from Python 3.8: use time.perf_counter or time.process_time instead
print(time.clock())

Python 3.3'te time.clock() fonksiyonu kaldırılmış ve bunun yerine time.perf_counter ve time.processs_time gibi fonksiyonlar gelmiş. Yani aynı kodu bu yeni fonksiyonları kullanarak yazmanız veya kodunuzu güncellemeniz gerekiyor. Eğer python sürümünüz 3.3'ten yüksekse. Ben hatayı aldığımda python sürümüm 3.7.2 gözüküyordu.

Peki ama python sürümünüzü nasıl öğrenebilirsiniz?


Bunun için IDE üzerinden veya python shell uygulaması üzerinden aşağıdaki komutları çalıştırmanız yeterli olacaktır: Python'u güncelleştirmek içinse python resmi web sitesi üzerinden yeni sürümü indirip kurabilirsiniz.

import sys
print(sys.version)

Spor Rutinime Dair

Sosyal medyadan paylaştığım gönderilerde de gördüğünüz gibi bir süredir salon sporu yapıyordum ve katıldığım koşularla bu sporu destekliyordum. Artık salon sporunu bıraktığımı ve üyeliğimi iptal ettirdiğimi sizlere söyleyebilirim. Bunda 3 şey neden oldu aslında. Birincisi salonla ilgili yaşadığım teknik bir problem, giriş esnasında sürekli şifremi turnikenin kabul etmemesi, her defasında görevlilere bu sorunu bildirmem ve bir türlü çözülememesi, ikincisi benden fazla para çekmeleri, üçüncüsü ise tamamen gelişimime odaklı farklı sporları denemem ve biraz daha dışarıda olmak istememden kaynaklanıyor. Salonu bıraktım ama tabii ki sporu bırakmadım, evdeki halter setim ve bisikletimle fitness yapmaya devam ediyorum, koşulara katılıyorum, ormana gidiyorum, dışarıda kullanmak için mesela bu sıralar bir yol bisikleti araştırıyorum. Yakın zamanda tenis ve paten gibi sporlarla haşır neşir olmaya başlayacağım. İnsanın biraz daha dışarıda, doğada olması ve farklı sporlarla ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Keşfetmemiz gereken bir sürü şey varken sürekli kapalı bir salona gitmek bir yerden sonra insanı sıkabiliyor. Spor yaşamımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim ancak bu sıralar en çok keyif aldığım şey Belgrad Ormanı’na gitmek ve Neşet Suyu’nda koşmak. Özellikle sabah saatlerinde koşmanızı veya yürümenizi tavsiye ederim, parkur gerçekten insana iyi geliyor.

17 Nisan 2020 Cuma

Yayıncılık Macerama Dair Kısa Not

Yayıncılık maceram aslında superbox’a geçmemle başladı diyebilirim, bunu da tam olarak yılbaşı gibi değerlendirebiliriz. O sıralarda almıştım çünkü yeni internetimi. İlk başlarda Twitch ile canlı yayın yapmaya başladım, şu an 1K takipçi ve 5K görüntülenme istatistiklerine sahibim. Bu değerler çok yüksek değil hatta komik değerler denebilir fakat ben yine de bir süredir yayınlarıma devam ediyorum ve bunu yaparken keyif alıyorum. Bir kaç hafta önce de restream.io isimli bir servisle tanıştı ve bu servis sayesinde artık aynı anda birden fazla platformda yayın yapabiliyorum. Bu platformlar Twitch, youtube, dlive, steam ve mixer gibi farklı kanallardan oluşuyor. Restream servisiyle birlikte bu kanalların içindeki dlive platformunun çok hareketli ve umud vaad eden bir yer olduğunu farkettim. Bir kaç haftada 36 takipçiye ulaşmıştı, bu sayıya Twitch’de çok daha uzun sürede ulaşmıştım çünkü. Şimdilik akşamları genellikle yayında oluyorum ve aktif olarak PUBG yayını açıyorum. Bunun yanında arada bir İnsurgency Sandstorm, GTA, Project Cars 2, Trine 3 gibi farklı oyunlara da yayınlarımda yer vermeye çalışıyorum. Bakalım zamanla neler olacak, belli bir noktaya gelebilecek miyiz bilmiyorum. En azından şu an deniyorum ve bir şeyler yapmaya gayret gösteriyorum. Sizlerde yayınlarıma gelerek bana destek olabilirsiniz, oyunlarda görüşmek üzere diyelim.

10 Nisan 2020 Cuma

İ7 9700K İşlemciye Geçiş Maceram

Bir kaç ay öncesine kadar İ5 8400 işlemciyi kullanıyordum, bilgisayarımda oyun kaydı alma, yayın yapma ve render alma gibi bir takım işler yaptığım için, işlemcinin yetersiz kaldığını farkettiğim yerler olmaya başladı. Örneğin oyun oynarken 1080P veya 720P video kaydı gerçekleştirirken oyun donmaya falan başlıyordu. Kayıt almayı durdurmak zorunda kalıyordum. Buna benzer sorunları gördükçe işlemciyi yükseltme ihtiyacı gördüm ve araştırmalara başladım. Sonunda da i7 9700K modelinde karar kıldım. Kullandığım anakart 8.nesil olduğu için öncelikle anakartla uyuma baktım, evet anakartla uyumlu bu işlemci serisi için özel olarak yayınlanmış BIOS update gibi işlemleri gerçekleştirdim, sonra i5 8400’ü internetten bir arkadaşa 1000 TL gibi bir fiyata sattım ve 3000 TL’ye de hemen i7 9700K işlemciyi satın aldım ve bilgisayarıma montajını gerçekleştirdim. Her şey buraya kadar çok güzel, fakat gözümden kaçan bir şey vardı: yeni aldığım işlemciyi soğutmak için stok fan yetersiz kalmıştı. Önceki işlemci sıcaklığı stok fan ile çalışırken yük altında olsa bile 55 dereceleri geçmezdi, fakat i7 9700K yük altında 99 dereceleri, ve stabil sistem açıkken de 80 dereceleri falan görüyordu, fan hızını arttırarak kullanmayı denesemde işlemciyi soğutmayı başaramamıştım. Tamda burada sıvı soğutma sistemi ihtiyacım ortaya çıktı, hiç hesapta olmayan bir masraf daha ☺ Gittim Cooler Master marka 2 fanlı güzel bir soğutucu aldım montajını yaptım, şu an sistemim yük altında olsa bile 55 derecelerde sabit kalıyor. Bu maceramda bu şekilde cereyan etmişti. İşlemci gibi bir ürün almadan önce anakartınızla olan uyumluluğu, soğutma ve güç tüketimi gibi konuları iyice araştırmayı unutmayın.

2 Nisan 2020 Perşembe

The 100 - Z-Nation ve Designated Survivvor Dizileri Hakkında

Z-Nation ilk bölümü 2014 yılında yayınlanmış ve komedi-drama/kıyamet sonrası senaryolarına sahip bir zombi dizisi. Burada da dünyaya zombi virüsü hakim olmuş ve çok az bir insan hayatta kalmıştır. Virüse karşı koymak için üretilen bir aşı Murphy ‘nin vücudunda başarılı olmuştur ve ısırılmasına rağmen Murphy zombiye dönüşmemiştir, insanla-zombi arasında bir yerde kalan Murph dünyanın kurtarılması için bir umud oluşturur. Bir grup insan tarafından Murphy’nin bir yere ulaştırılması gerekir ve maceralı yolculuk başlar. Toplam 5 sezondan oluşan Z-Nation zombi türünde gayet başarılı ve komik sahneleriyle de ön plana çıkıyor. Peş peşe izleyince bir noktadan sonra mideniz zombi görmekten bıkıyor ve bazen iğrenç sahnelerden sıkılabiliyorsunuz. Ancak yine de bu türdeki dizileri seviyorsanız tavsiye ederim, keyifli bir seri.

The 100 kıyamet sonrası dram türünde ve ilk bölümünü 2014’te yayınlamış bir dizi. Şu ana kadar 5 sezonunu tamamlamış. Dizide yeryüzünde yaşam sona ermiştir ve hayatta kalan bir grup insan uzay istasyonlarında yaşamını sürdürmektedir. Fakat sürdürülebilir olmayan bu yaşam standartları insanoğlunu bir sınavdan daha geçirir, oksijen ve besin kaynağı uzayda tükendiğinden tekrar yeryüzüne inip orada yaşam belirtilerinin olup olmadığının incelenmesi gerekiyor. Ellerindeki birtakım suçlardan tutuklu tutulan 100 mahkum çocuğu dünyaya geri gönderirler ve işte macerada burada başlar. Dünyada yaşam vardır, fakat insanoğlu burada yalnız değildir. Hayatta olan yerliler, dağ insanları gibi bir takım farklı canlıların olduğunu farkederler. Ancak herşey sanıldığı kadar masum değil, dünya olduğundan daha da vahşi bir yer haline gelmiştir. Hayatta kalmak için uzun bir mücadele burada başlar. Çok keyifle izlediğim bu diziyi kesinlikle tavsiye ederim, soluksuz izlediğim için bende derin bir iz bırakmıştır. Bir yerden sonra “Clarke, Clarke, Finn, Finn” sizi baysa da harika karakterler ve oynadıklar sahnelerle büyüleyici bir dizi olmuştur benim için. Bu arada dizideki en çok beğendiğim karakter Lexa’dır, klanların lideri profilindeki o kişiyi çok başarılı canlandırdığını düşünüyorum, yeni sezonu merakla bekliyorum.

Designated Survivor şimdilik 3 sezondan oluşan Amerikan siyasi gerilim türündeki bir dizi. Bu dizinin ilk bölümünde Amerikan meclisi bir bombalı saldırıya uğrar ve meclisteki Amerikan başkanı dahil herkes ölür fakat o gün orada olmayan imar ve iskan bakanı hayatta kalmıştır. Amerikan yasalarına göre başkanlık konumuna getirilecek tek kişi o olduğu için acilen devletin başına getirilir. İmar ve iskan bakanı iken bir anda başkan olan Tom Kirkman ülkeyi yönetmeye başlar. Dizide bir takım siyasi olayların cerayan etmesi ve Tom Kirkman’ın buna müdahale etmesi sorunları çözmesi üzerine kurgulanmış bir senaryo var. Hemen hemen her bölümde bir kriz olur ve o krize müdahale edir ve bunun çözümünü izlersiniz. Bürokratik süreçlerin nasıl işlendiğine dair birtakım bilgiler edinmenize ve siyasi olaylara olan bakış açınızın olumlu yönde gelişmesine katkısı olduğunu düşündüğüm bu diziyide izleyebilirsiniz. İkinci bölümde biraz sıktığını söylemeden edemeyeceğim ama ben sonuna kadar izlemeden edemedim.