Pages

21 Şubat 2019 Perşembe

Bu Blogun Adı Neden PC Dünyası?

"Ben nereden bileyim" diyerek kısa ve öz bir cevap vermek isterdim ancak bunu yapmayacağım. Yine de kısa olmasını temenni ederek aşağıdaki açıklamaları paylaşmak isterim:


Burası kendi kişisel blogum olarak kurduğum bir yer. Daha da öncesinde ismi de farklıydı, değişik isimler verip dönem dönem isim bulmaya çalışıyordum. Sonra BT sektöründe çalışmaya başladığımda kendi işimle ilgili içerikler üretmeye ve bunları paylaşmaya çalıştım. Tam olarak o dönemde böyle bir isim bulmuştum ve blogumun adını "PC Dünyası" olarak güncellemiştim. Tabii domain ismini de satın alınca bu öylece kaldı.

Zamanla bu sayfada kişisel hikaye, kitap özeti, film yorumları gibi sadece içinde teknoloji olmayan ama benimle ilgili ve burada yazmak istediğim ne varsa sizlerle paylaşmaya başladım. Oldu işte sonunda kişisel bir sayfa. Arada bir yazıp çiziyorum, ufak tefek şeyler paylaşıyorum. Burası böyle devam ediyor. Kendi haline bırakalım gitsin :)

24 Ocak 2019 Perşembe

KARŞI Kitap Özeti - Kerimcan KAMAL


Kerimcan Kamal 1971 doğumlu, geçmişte çeşitli televizyon kanallarında muhabirlik, editörlük, haber koordinatörlüğü gibi görevlerde bulunmuş tam bir medya insanı. Ben kendisini bu şekilde ifade ediyorum çünkü gerçekten çok başarılı ve yetenekli biri.  Bu aslında yazmış olduğu ikinci kitabı. “Güzel Kaybedenler” isimli yazmış olduğu ilk kitabıyla çok büyük ilgi gören Kerimcan Kamal, takipçilerini yalnız bırakmayıp seriye “KARŞI” ile devam ediyor diyebiliriz.

Karşı’nın kendisine özgün bir dili var aslında. Kitap’ta yazara özgün hissebileceğiniz apayrı bir eleştirel üslup göreceksiniz, yani bu yer yer sizi şaşkınlığa bile sokabiliyor. Kapak tasarımında hissettiğiniz o “KARŞI” duygusunu kitabın içerisinde yaşayabiliyorsunuz. Kerimcan Kamal, adeta kendi iç dünyasında derinliklerinde hissettiği veya içselleştirdiği bir çok konuya değinmeye ve onları dış dünya ile paylaşmaya çalışmış gibi. Yer yer kendinizden de bir çok şey bulabiliyorsunuz.

Örneğin 18 yaşında olduğu dönemi anlattığı bir yazısında “Ne mi olmak istiyorum” sorusuna verdiği yanıt hepimizin bir şeyler bulabileceği cevaplar içeriyor. Hadi 18 yaşındaki bir gence bu sorunun sorulması kısmen doğru karşılanabilir belki ama hayatımızın bir bölümünde hepimiz bu sıkıcı soruya maruz kalmışızdır değil mi? Örneğin çocuklara bu sorunun çok sorulduğunun bence hepimiz farkındayız.

Düşünsenize küçücük yaşlardaki çocuklara  “büyüyünce ne olacaksın” diye bir çok kez sorular yöneltiyoruz. Peki ama bir çocuk bu soruya ne kadar doğru yanıt verebilir? Soruyu sorduğumuz çocuk kaçtane mesleği tanıyor, hangi mesleğin ne tür avantajları ya da dezavantajları olduğunu biliyor, veya hayal ettiği mesleğe nasıl ulaşabileceğini biliyor mu? Tabii ki bu benim uzmanlık alanım değil, yanlış ifade ediyor olabilirim ama hissettiklerim bunlardan ibaret. Çocuklara sorulan bu soruların biraz ağır olduğunu düşünüyorum. Neyse Kerimcan Kamal’ın bu soruya verdiği yanıt olarak o bölümdeki bir kaç satıra birlikte bakalım. Eminim sizlerde bu yanıttan çok etkileneceksiniz:

Yıl 1989
Daha 18 yaşındayım
Lise Bitti
Üniversite sınavına giriyorum
Ne mi olmak istiyorum?
Ben nereden bileyim?



John Holt, Learning All The Time (Sürekli Öğrenim) adlı kitabında şöyle yazıyor:
Çocukların öğrenmesine yardımcı olmanın en iyi yolu, ne öğrenmeleri gerektiğine bizim onlar adına karar vermemiz veya onlara öğretmenin zekice yöntemlerini bulmamız değildir. Yapmamız gereken; dünyayı onlar için elimizden geldiğince ulaşılabilir kılmak, yapıp ettiklerini dikkatle gözlemlemek, sorularını yanıtlamak ve en çok ilgi duydukları şeyleri keşfetmelerine yardımcı olmaktır.